Güzellik

Saçlarınız-Zayıfladıysa-Bunları-Deneyin.jpg

Saçlarınız Zayıfladıysa Bunları Deneyin

Her zaman şampuan reklamlarını izleyip özeniriz. Saçlarımız keşke bu kadar sağlıklı ve bakımlı olsa deriz. Evet bu kadar güzel ve sağlıklı saçlara sahip olmak size hayal gibi gelebilir. Ama o kadar da hayal değil. Biraz bakım, biraz ilgi ile saçlarınızı gerçekten sağlıklı hale getirebilirsiniz. Saçlarınızın çok inceldiğini ve aşırı zayıfladığını düşünüyorsanız bu yazım tam size göre. Burada sizin için hazırladığımız önerilere bir göz atarak gerçekten sağlıklı saçlarınıza kavuşabilirsiniz. İşte sağlıklı ve doğal saçlara sahip olmak için öneriler…

Saçlar ne sıklıkla yıkanmalı?

Çok sık yıkamak ne kadar saça zarar verici bir durumsa, saçı az yıkamak da o kadar zarar vericidir. Bu yüzden uzmanlar haftada ortalama 3 kez yıkamanın uygun olduğunu belirtiyor. Fazla yıkanması, saç derisindeki koruyucu bakterilerin yok olmasına, saç derisinin ve dolayısıyla saçların kurumasına ve dış etkenlere kaşı daha korumasız kalmasına sebep olmaktadır. Bu durum da saçların incelmesine ve dökülmesine sebep olmaktadır. Saç yıkama aralıklarının artması da oluşan fazla yağın gözenekleri tıkamasına ki bu da yine saçların güçsüzleşip, dökülmesine sebep olmaktadır.

Saç ürünlerinin hepsini üst üste kullanmayın

Serumlar, hacim kazandırıcı spreyler, köpükler…. Saçların daha iyi görünmesi adına ardı ardına uyguladığımız saç ürünleri saçın ağırlaşmasına ve cansız görünmesine sebep olmaktadır. Bu yüzden bu ürünleri sınırlandırmakta ve gerçekten ihtiyacımız olanlar ile yetinmekte fayda var. Örneğin saçın hacimli ve şekilli görünmesi için bir miktar köpük (nemli saça) ve ardından hacim kazandıran kuru şampuan veya hacim veren bir sprey yeterli olacaktır.

Saçlarınıza Fazla İşlem Uygulamayın

Şunu kabul edelim ki, saça fazla işlem uygulanması eşittir saçlarda kırılma. Zaten zayıf ve ince olan saç tellerinize uygulatacağınız ısı işlemleri veya kimyasal işlemler saç tellerinize daha fazla stres yükleyecektir. Bu yüzden çok zorunlu haller dışında kimyasal işlemlerden ve ısı uygulamalarından uzak durmak gereklidir.

Stresin Önüne Geçin

Aslında modern çağın en büyük sorunlarında biri olan stresin vücudumuzda etkilemediği tek bir nokta dahi yok. Saçlarımız da bunlardan biri. Stresin sebep olduğu saç dökülmeleri çok farklı boyutlarda ortaya çıkmaktadır. İlerleyen aşamalarda kimi saç kıran denilen bölgesel kellik ile kimisi de tüm saçını kaybetmeye kadar giden saç dökülmesi ile karşılaşmakta. Bu noktada her şeyden önce yapılması gereken stresin kaynağını tespit etmek, ondan kurtulmak veya onunla mücadele etmeyi öğrenmek.

Saçlarınızı Sürekli Kurutmayın

Dışarı çıkmayacağınız durumlarda saçı kendi halinde kurumaya bırakmak iyi olacaktır. Ancak hemen hepimiz günlük hayatımızda sürekli bir yerlere yetişmeye çalıştığımızdan buna vaktimiz ne yazık ki yok. Bu durumda duş sonrası saçları kurularken ve saç kurutma makinesi ile kuruturken oldukça dikkatli olmalıyız. Çok yüksek ısı, çok yakından makineyi tutma gibi bazı hatalar saçları çok fazla kurutmaktadır. Bu durumda da saçlar güçsüzleşmekte ve kolaylıkla dökülebilmektedir.

Beslenmenize Dikkat Edin

Dökülmelerin veya saçın zayıflayıp seyrekleşmesindeki en önemli sebeplerden bir diğeri de yetersiz-dengesiz beslenmedir. Eğer saçlarınız giderek daha fazla dökülüyorsa kandaki özellikle D vitamini ve demir değerlerini kontrol ettirmekte fayda var. Eğer bunlardan birinin değerinde bir anormallik varsa doktorunuz gereken önlemi veya takviyeyi yapacaktır. Diğer yandan hapların dışında D vitamini ve demir içeren yeşil yapraklı sebzeler, kırmızı et ve bakliyat tüketebilirsiniz. Ayrıca protein açısından zengin besinler de unutulmamalıdır. Çünkü, güçlü saçlar için dengeli ve saçın ana maddesi keratinin yapı taşı olan proteinden zengin gıdaların tüketilmesi gereklidir.

Daha Fazla Oku
Sema BüyükSaçlarınız Zayıfladıysa Bunları Deneyin
Mevsimden-mi-Dökülüyor-Stresten-mi.jpg

Mevsimden mi Dökülüyor Stresten mi?

Kadın erkek, ortak sorunumuz saç dökülmesi. Aslında erkeklerde daha fazla döküldüğü düşünülür ama kadınlarda da saç dökülmesi yadsınamayacak kadar fazla. Mevsim etkisi, çevre, hava kirliliği,  stres derken saç dökülmesinin nedenleri uzayıp gidiyor. Ama asıl neden ne ve saç dökülmesinin önüne nasıl geçeriz. Bu gün biraz da bu konuya değinelim dedik.

Saç dökülmesini önlemenin en kolay yolu saçların neden döküldüğünü tespit etmek. Saç dökülmesinin kaynağına inerek bu sorunu ortadan kaldırmak belki de saç dökülmesi sorununuzu anında çözecektir. O halde hemen nedenleri tek tek inceleyelim ve sizinki neden dökülüyor bir çözüm bulmaya çalışalım. İşte saç dökülmesinin nedenleri…

Stres:

Genellikle görmezden gelinse de pek çok kadın için stres saç dökülmesinin en yaygın sebeplerinden biridir. Stresli olduğunuz zamanlarda meydana gelen inflamasyon, saçların büyüme-güçlenme aşamasının önüne geçecek ve güçsüzleşen saçlar dökülmeye başlayacaktır. Bu durum aslında Telogen Effluvium olarak adlandırılan saç dökülmesi sorunu olarak adlandırılır. Daha net anlatımla aslında saç tellerinin fiziksel ve psikolojik stres oluşturan olaylara karşı tepkisi azalmaya yani güçsüzleşmeye başlar. Genellikle doğum sonrası ortaya çıkan saç dökülmesinin sebebi de budur. Kadınların yaşadığı saç dökülmesi sorununun en çok karşılaşılan sebeplerinden de biridir.

Saçkıran / Alopesi Areata:

Sadece saçlarda değil, kaş, kirpik, erkeklerde sakal bölgesinde de sıklıkla görülen bir hastalıktır. Saçkıranda pek de bilinmeyen bir sebeple bağışıklık sisteminiz kendi hücrelerini yabancı sanıp onlarla savaşmaya başlıyor. Ardından kıl kökleri etrafındaki lenfosit denen hücreler, sitokin salgılarlar ki bu da saçlarda dökülmeye neden olur. Psikolojik olarak kişileri oldukça etkileyen bir hastalıktır. Aşırı stresli, kaygılı durumlardan dolayı ortaya çıktığı gibi bu kaygılar sona ermediği sürece de iyileşme süreci zora girecektir.

Hormonlar:

Sebebini anlayamadığımız pek çok sorunun altında yatan sebeplerden biridir, hormonlardaki değişim ve dengesizlikler. Eğer saçlarınız inceliyor ve dökülüyorsa, diğer yandan da çene ve yüzde kıllanma artıyorsa DHT, androjen hormonlarında artış olup olmadığına bakılmalıdır. Bunlar gibi erkeklik hormonları saçların dökülmesindeki önemli etkenlerdir. Diğer yandan tiroid sorunları (özellikle hipotiroid) yine saç dökülmesindeki önemli etkenlerden biridir.

Ne yapılabilir? Bana gelen saçlarım dökülüyor ne yapabilirim soruları için de buradaki sebeplerin önemli birer cevap niteliği taşıdığını düşünüyorum. Bir süredir normalden fazla (günde 50-100 saç telinin dökülmesi normaldir) saç dökülmesi söz konusuysa öncelikle yapılacak testler ile sebebinin bulunması gereklidir. Buradaki gibi bir hormon değişimi söz konusuysa hormon seviyesini dengeleyecek ilaçlar doktorunuz tarafından verilecektir.

Genetik:

Doktora danıştınız, tüm testleri yaptırdınız ama saç dökülmesi sorunundan kurtulamadınız. Bu durumda aslında genetik geçmişe de bakmakta fayda vardır. Eğer kalıtsal bir geçmişe sahipseniz yaşadığınız dökülmeler normaldir. Kadınlarda bu dökülmeler daha genel yayılabildiği veya gizlenebildiği gibi erkeklerde tıpkı kellik gibi başın tepe bölümünde yoğunlaşır.

Ne yapılabilir? Genetik kelliğin çözümü yok gibi algılanmasın. Bilim adamları, kelliğin veya saç dökülmelerinin oluştuğu alana enjekte ettikleri yağ enjeksiyonları, kök hücre enjeksiyonları veya saç aşısı gibi çözümler ile bu sorunların ortadan kalkabileceğini kanıtladılar. Ayrıca saç ekimi de alternatif modern çözümlerden bir diğeri.

Yaşa Bağlı:

Kırışıklıklar, yaş ilerledikçe endişelenmenize sebep olacak tek sebep değil ne yazık ki. Yaş ilerledikçe saçların yoğunluğu azalmaya ve hatta saç derisi görünür hale gelmeye de başlar. Saç büyüme hızı, oranı azaldığı gibi bir çok saç kökünde yeni saç üretimi durur.

Ne yapılabilir? Yaşa bağlı saç kaybını önlemek için vaktinde önlem almak şarttır. Bunun için saç derisini yumuşatan, anti-aging saç bakım ürünleri kullanımı önerilmektedir.

Gluten Alerjisi:

Çölyak hastalığı veya daha çok bilinen adıyla gluten alerjisi tıbbi olarak nadiren ciddiye alınsa da aslında oldukça ciddidir. Gluten alerjisi olan birisinin ince bağırsağı, glüten proteinine karşı ömür boyu alerjik tepki verir. Kuşkusuz gluten alerjisinin kişiye etkileri herkes için farklı olabilir. Ancak özellikle ciltte oluşacak kaşıntı ve döküntüler saç dökülmesine de sebep olabileceğini gösterir.

Ne yapılabilir? Çölyak hastalığında en önemli olan şey uygun beslenme düzenine geçebilmektedir. Bu durumda buğday, arpa, çavdar ve yulaf gibi tahıllarda bulunan glüten proteininden uzak durarak beslenmek en iyi çözümdür.

Daha Fazla Oku
Sema BüyükMevsimden mi Dökülüyor Stresten mi?
Gökkuşağı-Artık-Saçlarda.jpg

Gökkuşağı Artık Saçlarda

Moda gibi saç trendleri de her yıl değişiyor. Bugün esmerler için harika bir saç rengi trendini mercek altına alıyoruz. Son zamanların en trend saç rengi gökkuşağı, doğrusu esmerlere çok yakışıyor. Ama oldukça cesaret isteyen bu saç modelini kullanırken ayrıntılara da dikkat etmek gerekiyor. Peki kimler saçlarını gökkuşağı gibi rengarenk boyamalı? Kimler bu renklerden uzak durmalı? Bu rengi seçerken nelere dikkat etmeli? Hepsini sizler için inceledim. Gelin yılın saç trendine hep birlikte bakalım.

Öncelikle bilmelisiniz ki saç renginiz bu renklerin uygulanabilmesi için açılmak zorunda. Saç renkleri tekerleği üzerinde 1 siyah 10 da platine denk gelmektedir. İşte, esmerlerin, koyu saç rengine sahip olanların bu gökkuşağı renklerini saçlarında kullanabilmeleri için en az 6 seviyesine kadar (ki bu sarının en koyu tonudur) açılması gereklidir. Bu yüzden tüm saçınızın bu reçte yıpranmasından ve beğenmemekten endişe ediyorsanız tüm saçınıza bunu uygulama fikrinden vazgeçin. Yerine ombre gibi balyaj teknikleri ile bu renkleri saç aralarında ve uçlarında deneyin.

Bunların dışında gökkuşağı saç renkleri içerisinde tercih edeceğiniz renge göre de saçınızın açılması gereken seviye değişecektir.

– Mavi-mor gibi renkler için ortalama 8 seviyesi gerekecektir.

– Kırmızı, turuncu, sarı ve yeşil gibi renkler için ortalama 7 seviyesi gerekir. Daha az güçlü görünmesini sorun etmezseniz 6 seviyesi de uygun olabilir.

– Eğer benim sizlerle de daha önce detaylarını paylaştığım gibi pastel saç renkleri konusunda ısrarcıysanız platin seviyesi olan 10’a kadar saçların açılması gerekecektir.

Çikolata Leylak Saç Rengi:

Sonbahar denilince en çok akla gelen balka kabağı saç renginin aksine sessiz sedasız popülerlik yolunda ilerleyen saç rengi diyebiliriz. Bu renk, koyu çikolata, pembe, leylak ve sıcak tonlardaki açık kahve saç renklerinin mükemmel bir karışımı. Soğuk ve sıcak renklerin bir karışımı olduğundan hemen herkese yakışacak bir saç rengidir. Ayrıca gökkuşağı saç rengi trendini uygulamak isteyen ama canlı renkleri kullanıp fazla çarpıcı bir görünüm istemeyenler için mükemmel bir seçenektir.

Ceylon Safir Saç Rengi:

Kapalı alanlardaki aydınlatmaların altında mavi-siyah görünen bu derin cobalt mavi, direk güneş ışığı altında çok daha olağanüstü görünüyor.

Koyu Aytaşı/moonstone:

Düz saçlarda oldukça canlı bir görünüm ortaya çıkarmaktadır. Bu görünüm için mor, çivit mavi, lavanta, lacivert ve kobalt mavi çeşitli renkler kullanılmış. Renklerin en doğru şekilde ortaya çıkması için saçın 9 ve hatta 10 seviyesine kadar açılması gerekebilir. Bu renk orta ve açık tonlardaki esmerlere daha uygun olacaktır.

Slate Violet :

Eğer yazdan kalma, platin sarı balyajları olan bir esmerseniz tam size göre bir gökkuşağı saç rengi diyebiliriz. Çünkü koyu saç dipleri, saç uçlarındaki mor ve koyu griye mükemmel bir tamamlayıcı olur. Bu saç soğuk ve nötr cilt alt tonlarıyla daha iyi görünecektir. Eğer açık göz rengine sahipseniz gözlerinizin daha çok öne çıkmasını sağlayacaktır.

5- Fırtınalı Gri:

Daha parlak gümüş grilerin aksine daha yumuşak bir gridir bu saç rengi. Aslında saç dipleirnden saç uçlarına yavaş bir geçiş söz konusudur. Koyu saç dipleri uçlardaki gümüşi gri ile mükemmel bir kontrast oluşturmaktadır. Saçların orta bölümlerinde de küllü kahveden yararlanılmış. Aslında küllü kahve ve gümüş gri birleşimi soğuk sarı bir alt ton gibi davranıyor. Hemen herkese yakışabilecek bir sonuç ortaya çıkmış.

Neon Hibiscus:

Tipik sonbahar renklerinin aksine mor, kırmızı, turuncu ve pembenin en parlak tonlarından ortaya çıkarılmış bir saç modeli. Eğer yazdan kalma daha önce işlenmiş görmüş sarı saçlara sahipseniz bunu mutlaka denemelisiniz. Bunun gibi aykırı sayılabilecek renkleri birinde göründüğünüzde fiziksel özelliklerine değil, kişiliğine odaklanmakta fayda var. Çünkü saç rengi uyumu ten rengiyle değil, kişilikle sağlanmıştır.

Daha Fazla Oku
Sema BüyükGökkuşağı Artık Saçlarda
Koyu-Saç-Rengi-Sizde-Nasıl-Olur.jpg

Koyu Saç Rengi Sizde Nasıl Olur?

Derin, perspektif, asil bir görünüm için saçlarda en iyi renk koyu renkler. Eğer radikal bir karar verdiyseniz ve saç renginizi koyuya döndürmek istiyorsanız yazıma göz atmadan bu işi yapmayın derim. Şimdi koyu renklerin arasına atılan ışıltılar çok moda. Mesela siyahın üzerine yapılan gri ombre ve balyajlar oldukça trend görünüyor. Aynı zamanda siyahın üzerine mavi tonları da çok güzel duruyor. Peki size koyu renk saç önerilerimde neler var merak ediyor musunuz?  İşte o renkler…

Koyu Kahve Saç Renkleri

Koyu saç renkleri denildiği zaman ilk akla gelen siyah ve tonları olduğundan onunla başladık. Ancak koyu saçlar denildiğinde en çok akla gelen bir diğer seçenek de koyu kahve saç renkleridir. Üstelik bazı ışıklandırma tekniklerini uygulamak, saçları daha yumuşak ve ipeksi göstermek için de siyah saçlardan daha elverişlilerdir. Pek çok kişi koyu kahve saçların sunduğu seçenekleri küçümsüyor olsa da sonuçlar pek çok saç renginden daha doğal oluyor.

Koyu Siyah Saç Renkleri

Koyu siyah saç rengi kontrast bir saç tonu ile bir araya getirildiğinde mükemmel bir baz renktir aslında. Çünkü güçlü ve ince düşünülmüş bir saç rengi birlikteliğidir bu. İyi bakılmış siyah saçlar, rengi ortaya çıkaracak şekilde ışığı yakalar ve daha parlak ve sağlıklı saç görüntüsü elde etmenize olanak sağlar. Son zamanlarda çokça tercih edilen renklerden ikisi siyah ve mor. Saçlarda kullanmaya pek alışkın olmadığımız mavi, mor gibi canlı renkler saç aralarına atılan balyajlarla gizleniyor. Zira siz saçınızı savurduğunuz zaman veya rüzgar sebebiyle savrulduğunda bu iki rengin muhteşemliği ve elbette farkınız ortaya çıkıyor.

Koyu Kızıl-Kestane Saç Renkleri

2016 sonbahar saç rengi trendleri içerisinde koyu saç renklerinin ne kadar büyük bir öneme sahip olduğundan daha önce bahsetmiştim. Görüyorsunuz ki tüm bu koyu renk saç seçeneklerinin modası kolay kolay geçecek gibi değil. Bu yüzden de koyu saç renkleri fikirleri incelemeye, saç modelleri örnekleri görmeye devam ediyoruz. Cazibesi sebebiyle hemen her kadının hayatının bir döneminde denediği bir renk olan kızıl saç renkleri ile devam ediyoruz. Koyu kızıl saç renkleri pek çok farklı renkle ve boyama tekniği ile bir araya getirilerek ışıl ışıl görünebilir. Kızıl tonları kullanılarak ombre, farklı balyaj teknikleri, renk geçişleri sayesinde çarpıcı, canlı ve stil sahibi saç modelleri elde etmek mümkün.

Koyu Sarı Renkleri

Şimdiye kadar paylaştığımız koyu renk saç örnekleri yanında sarıların ne kadar açık tonlarda kalacağının farkındayım. Ancak sarı içerisinde de platin veya buz sarı gibi oldukça açık tonlar yer alabildiği gibi esmere yakın koyulukta sarı tonları ile de karşılaşmak mümkün. Bu noktada sizi daha önce hazırladığım sarı saç tonlarının detaylarını içeren yazıya yönlendireceğim. Çünkü orada hepsini tek tek açıklamıştım. Hatta ten rengine, kaş ve göz rengine göre herkesin sarı saç rengi tonunun farklı olacağından da bahsetmiştim. Bu kadar detaylı sarı saçlara yer verdim çünkü eskiden sadece açık tenlilerin sahip olduğu bu renk, artık esmerlerin de gözdesi. Ayrıca sarı saç tonları düşündüğünüzden de fazla seçenek sunar.

Diğer Koyu Renk Saçlar

Biz şimdiye kadar en çok tercih edilen ve en iyi bildiğimiz koyu saçlar üzerinde durduk. Aslında bunlar dışında son yıllarda çok moda olmuş farklı renkler ve onların koyu tonlarını da eklemek gerek. Koyu gri saçlar, Mavi ve yeşil gibi eskiden aykırı gelen ama artık özellikle gençler arasında oldukça popüler olan renklerin koyu tonları, koyu mavi ve gri karışımı ile elde edilen ve denim-hair olarak adlandırılan koyu denim-blue saçlar ve elbette mor, yeşil, kırmızı gibi canlı renklerin her türlü koyu tonları… Kısacası koyu renk saç trendine ayak uydurmak istediğiniz noktadan itibaren seçenekleriniz düşündüğünüzden de fazla…

Daha Fazla Oku
Sema BüyükKoyu Saç Rengi Sizde Nasıl Olur?
Bu-Güzellik-Ürünlerini-Fazla-da-Kullanmayın.jpg

Bu Güzellik Ürünlerini Fazla da Kullanmayın

Kendimizi iyi hissetmek adına çok sayıda güzellik ürünü kullanıyoruz. Saç için ayrı, cilt için ayrı,makyaj için ayrı derken, liste başını alıp gidiyor. Peki bu güzellik ürünleri bize zarar vermiyor mu? Elbette her şeyin fazlası zarar. Bu nedenle de her şeyi kararında bırakmak gerekiyor. Peki hangi ürünü ne kadar kullanmalıyız? İşte bu sorunun yanıtı…

1- Kademeli bronzluk sağlayan losyonlar :

Yaz-kış bronz bir tene sahip olmak isteyenler için iki seçenek vardır ki biri solaryum (ki zararları malum!), diğeri de kademeli bronzlaştırıcı ürünler. Bu ürünler çok güçlü ürünler olmasalar da içlerinde bulunan maddelerin uzun önemli etkilerinden de pek emin olunamaz. Bu yüzden de her gün kullanımları konusunda soru işaretleri vardır. Bu yüzden ürüne göre değişiklik gösterebilse de arada en az bir gün cilde dinlenme fırsatı tanınmalıdır.

2- Makyaj Bazları :

Makyaj bazı benim de kullanmayı en çok sevdiğim makyaj ürünlerinden biridir. Pek çok makyaj bazı silikon bazlıdır ve cildin üzerinde makyajın sabitlenmesine yardım eden silikon bir tabaka bırakır. Bu tabaka açık gözenekler gibi ciltteki pürüzlerinde uygulanacak makyaj öncesi düzeltilmesini de sağlasa da kir ve yağın gözeneklerde hapsolmasına da sebep olacaktır ki bu da siyah nokta ve sivilce sorunları demektir. Bu yüzden makyaj temizliği iki kat daha fazla önem taşır hale gelmektedir. Ayrıca makyaj bazı gibi ürünleri günlük kullanım için değil, daha özel zamanlara saklamak daha iyi olacaktır. Son olarak bu ürünleri kullandığınız zaman gözenekleri temizleyen harika bir temizleyici tercih etmeye özen gösterin ve asla makyajınızla uyumayın!

3- Retinol :

Cilt sorunları çözümü ve kırışıklıklarla mücadele de çok sık kullanılan maddelerden biridir, retinol. Piyasada farklı formüller ile bir araya getirilmiş pek çok cilt bakımı kozmetik ürünü bulmanız mümkün. Ancak dermotolog tarafından önerilmiş, cilt tipinize uygun bir formül edinmediğiniz takdirde retinol içerikli bir ürün sizin için ciddi bir sorun haline gelebilir. Çünkü retinol güçlü bir maddedir ve her cilt tipine göre farklı yoğunluklarda kullanılması gerekecektir. Hassas bir cilt yapınız varsa veya gereğinden fazla bir kullanım söz konusu olursa ciltte kızarıklık, pul pul dökülme gibi cilt sorunlarıyla karşılaşabilirsiniz. Bu yüzden daha çabuk etki edeceğini düşünerek önerilenden fazla (ki başlangıç için haftada 2) kullanmamakta fayda var.

4- Arındırıcı Şampuan :

Zaman zaman saçları biriken fazla yağdan, kirden arındırmak ve saçların doğal parlaklığına kavuşması için derinlemesine arındıran şampuanlar kullanırız. Bu şampuanların içeriğinde saç diplerindeki gözenekleri açan, kiri, yağı atan maddeler bulunmaktadır. Bu yüzden fazla kullanılmaları halinde saçları kendi yağ dengesi bozulabilir, saçlar fazla kuruyup, kırılabilir. Fazla kullanılmaması tavsiye edilen bu şampuanlar için genellikle ayda 2 kez (çok yağlı bir saç tipiniz, özel durumunuz varsa haftada 1 keze düşürülebilir) kullanım önerilmektedir.

5- Bronzlaştırıcılar :

Cilt renginde anında değişim isteyenlerin başvurduğu yöntemlerden biridir, bronzlaştırıcılar. Aslında kademli bronzlaştırıcılar için söylediğimiz detayların hepsi anlık bronzluk sağlayan spreyler, losyonlar için de söyleyebiliriz. Bu bronzlaştırıcıların, haftada 1 kezden fazla kullanılmaması önerilmektedir. Aksi takdirde ciltte soyulmalar görülebilmektedir.

6- Onarıcı Saç Maskeleri :

Kuru ve yıpranmış saçlar için ister doğal ister kozmetik içerikli onarıcı saç maskeleri sıklıkla kullanıyoruz. Genellikle duşta saçı yıkadıktan sonra maskeleri uygulayıp, 10 dakika beklettikten sonra yıkanır bu maskeler. Sonuçta duştan çıktığınız zaman saçlarınızın yumuşacık olduğunu fark eder ve dokunmaktan kendinizi alamazsınız. Bu maskeleri de gereğinden fazla uygulamamakta fayda var. Aksi takdirde saç ağırlaşacağından saça şekil vermek oldukça zor olacaktır. Maskenin içeriğine göre değişiklik gösterebilse de bu tip maskelerin genellikle haftada bir kez yapılması önerilir.

Daha Fazla Oku
Sema BüyükBu Güzellik Ürünlerini Fazla da Kullanmayın
Kaşlarınızı-Ne-Kadar-Doğru-Şekillendiriyorsunuz.jpg

Kaşlarınızı Ne Kadar Doğru Şekillendiriyorsunuz?

Kaşlar belki de güzelliğimizin en önemli parçası. Bu nedenle de hatasız ve doğru şekillendirilmeleri gerekiyor. Bir çok kişi bu konuda kuaför kurbanı oluyor. Belki biz de yüz hatlarımıza göre kaşlarımızın nasıl şekillendirilmesi gerektiğini bilmiyoruz. Bunu bilmediğimiz için de kuaför kaşlarımızı şekillendirirken ne yapıyorsun diye sormak aklımıza bile gelmiyor, kaşlarımız yanlış alınıyor ve hatta küsüyor. Peki doğru kaş şekillendirme nasıl olur? Kaş alırken hangi hatalar yapılıyor? Bu gün de gelin bu konuya bakalım.

Biliyorsunuz ki artık ince kaş modası çok eskilerde kaldı. Bu durumda da kalın kaşlarda şekillendirme büyük önem kazandı. İlk başta yapmamız gereken eskiden incecik olan kaşlarımızı şimdi kalınlaştırmak ve daha sonra da şekillendirmek. Peki ince kaşları kalınlaştırırken nasıl bir yol izlemek gerekiyor. Keşke bir gece yatsak ve sabah kalın kaşlarla uyansak ama ne yazık ki bunun mümkün olmadığını hepimiz biliyoruz. Bu nedenle de işi zamana bırakmak zorunda kalıyoruz. Kaşlarımız kalınlaşacak, boşluklar dolacak ve daha sonra da biz şekillendirme aşamasına geçeceğiz. Kısacası oldukça zorlu bir süreç bizi bekliyor olacak. Peki kaşlarımıza neden bu kadar kötü davranıyoruz? Kaşlarımız için neleri yanlış yapıyoruz gelin birlikte bakalım…

Kaşlarımıza Makyaj Ürünleri Sürüyoruz

Yüzünüze kullandığınız her şeyi kaşlarınıza sürmeyin. Mesela yaz aylarında kullandığınız güneş kremleri ya da her gün sürdüğünüz fondötenler kaşlarınıza ciddi anlamda zarar veriyor. Bu nedenle günlük bakımınıza kaşlarınızı eklemeyin. Kaş bakımı için apayrı ürünler tercih etmeniz gerekiyor. Buna bile dikkat etseniz, kaşlarınızdaki boşluklar daha kısa sürede dolar ve kaşlarınız daha hızlı uzar. Bu sayede sizin de kaşlarınızı şekillendirme süreciniz kısalır.

Aynayı Doğru Seçmiyoruz

Kaş almada büyüteçli aynalar kullandığınızı biliyoruz. Fakat unutmayın ki siz bu işin uzmanı değilsiniz. Büyüteçli aynalar sizin bakış açınızı küçültür. Bu nedenle de kaş alırken büyüteçli ayna kullanmak sizin yanlış almanıza neden olur.

Kaşları Yanlış Kesiyoruz

Kaşlarınızı gerçekten gerekmediği sürece kesmeyin. Size uzun ve dağılmış kaşlarla dolaşın demiyorum.  Ama kaş kesme işini özen göstererek yapın. Eğer kaşınızı fazla keserseniz hem kaşlarınızın şekli bozulacak hem de aradaki boşluklar ortaya çıkacaktır. Bu nedenle kaşlarınızı tam ayarında kesin.

Çok da Kalın Olması Gerekmiyor

Evet kalın kaş son yıllarda çok moda ama illa çok da kalın olması gerekmiyor, sadece çok ince olmasın yeterli. Kalın kaşın amacının doğala yaklaşmak olduğunu unutmayın. Kaşlarınızı boyayarak doğaldan çok daha uzağa gideceksiniz.

Doğru Noktadan Başlayın

Her yüz tipinin kaş şekli farklıdır. Kaşlarınızın nereden başladığı ve nerede bittiği çok önemlidir. Kaşlarda aynı zamanda kavisin verildiği nokta da çok önemlidir. Bu nedenle kaşlarınızın yüz tipinize göre nereden başlaması gerektiğini bilin.

Hangi Yöntem Doğru

Bir tel bile kaşlarda büyük rol oynar. Bu nedenle de kaşlarınızı alırken tek bir tele bile dikkat etmeniz gerekir. Ama bazen iple ya da ağdayla alınan kaşlarda teller kurban olabiliyor. Peki doğru kaş alma yönteminiz ne? Bunu belirlerseniz kaşlarınız daha düzgün olacaktır.

Kaş Kaleminizi ve Kaş Farınızı İyi Seçin

Kaşlarınızın hemen istediğiniz dolgunluğa ulaşamayacağınızı bilmelisiniz. Bu nedenle de kaşlarınızı daha iyi hale getirmek için mutlaka iyi bir kaş kaleminiz olması gerekir. Ya da bir kaş farı ile boşlukları kolayca doldurabilirsiniz.

Daha Fazla Oku
Sema BüyükKaşlarınızı Ne Kadar Doğru Şekillendiriyorsunuz?
Kırmızı-Ruj-Kullanma-Sanatı.jpg

Kırmızı Ruj Kullanma Sanatı

Ahhh o kırmızı! Tutku, aşk, kısacası kadın demek. Kırmızı rujun bir kadını ne kadar seksi gösterdiğini anlatmaya başlasam, anlata anlata bitiremem herhalde. Ama kırmızı ruju sürmeyi bilmek gerçekten önemli. Hani seksi olayım, dişi görüneyim derken bir de palyaçoya dönme olayı var ki, Allah düşman başına vermesin. Peki kırmızı ruju nasıl kullanırsak palyaçoya dönmeyiz. İşte size kırmızı ruju kullanma sanatı!

Sadece Bir Noktaya Odaklanın

Makyajınızda sadece bir noktaya odaklanmanız önemli. Mesela göz makyajınızı çok mu ağır yaptınız o halde dudakları biraz geri plana itmeniz gerekiyor. Yani dudaklara da kırmızı sürerseniz işte başta bahsettiğimiz o palyaço bir anda siz oluverirsiniz.

Dudaklarınız Küçükse

Baştan söyleyelim kırmızı ruj küçük dudaklarda gerçekten de kötü duruyor. Ama üzülmeyin dudaklarınız küçükse de büyük göstermenin yolları var. Makyaj yaparken dudaklarınıza fondöten sürmeyi deneyin. Daha sonra da rujunuz ile aynı renkte bir dudak kaleminden yardım alın. Burada el beceriniz önem kazanıyor. Çünkü dudak kalemini doğru kullanmanız şart.

Kırmızı Ruju Sürme Teknikleri

Ruju dudağınıza nasıl uyguladığınız da önemli. Rujunuzu nasıl kullanacağınıza karar verin. Mesela bazıları parmak ucu ile sürer, bazıları fırça ile bazıları da ruju doğrudan uygular. Siz hangisini kullanıyorsunuz? Bana göre en iyi sonuç fırça ile alınıyor ama yine de siz bilirsiniz.

Kaybolan Ruj Yapmışlar

Bir çoğumuz dudaklarımızdaki rujun kısa sürede yok olmasından şikayet ederiz. Hatta kaybolan ruj yapmışlar der dururuz. Eğer daha kalıcı bir ruj istiyorsanız dudak kalemi sizin kurtarıcınız olacaktır. Önce dudak kalemi ile dudaklarınızı boyayın ve daha sonra da üstüne ruj sürün.

Dolgun Dudaklara Dudak Kalemi Uygulamayın

Zaten benim dudaklarım dolgun diyorsanız hiç gerek yok dudak kalemi kullanmayın. Daha da dolgunlaştırayım derken, kendinizi maskaraya çevirebilirsiniz. İlla kullanacağım diyenlerdenseniz siz siz olun rujunuzla aynı renk dudak kalemi tercih edin. Aksi halde 90’lar makyajına geri dönebilirsiniz.

Ruju denerken…

Yeni bir ruj alacağınız zaman bunu dudaklarınıza uygulamayın. Bakın bu hem sağlık için önemli hem de rengi tam anlamanız için. Emin olun ki tek denemeyle kalmayacaksınız. Üzerine sürdüğünüz diğer rujların rengini anlamak için elinizde denemek daha mantıklı.

Karıştırın!

Eğer gerçekten istediğiniz rengi yakalayamıyorsanız karıştırmayı deneyin. Çok açık renkli bir rujla çok koyu renkli bir ruju karıştırın. Belki de tam istediğiniz budur.

Bardaktaki ruj izleri

Çok basit. Bir şeyler içmeden hemen önce dudaklarınızı yalayın!

Peki ya dişlerdeki ruj izleri?

Ruju sürdükten sonra bir peçeteyi dudaklarınızın arasında hafifçe sıkıştırın. Peçete yok mu? İşaret parmağınızı dudaklarınızla ısırabilirsiniz. Böylece fazlalık dişlerinize bulaşmayacak.

Eyvah! Her şey var, allığı unutmuşum!

Rujunuzu zor durumlarda allık yerine de kullanabilirsiniz. Az miktarda ruju parmaklarınızla yanaklarına yedirebilirsiniz.

Yaşlı dudaklar

Yaşlandıkça dudaklarımız incelir. Bu yüzden koyu renkli, mat ve stick rujlardan kaçınmak gerekir. Daha açık renkli, parlak, sıvı rujlar dudakları daha genç gösterir.

Rengi nasıl seçeceğim?

Her ruj herkeste güzel durmayabilir. Bu sizin ten renginizle ilgili. Arkadaşınızın dudaklarında çok güzel görünüyordur ama sizde iyi durmayabilir. Turuncu ve kahverengi tonları çok az kişide güzel durur. Unutmayın, bu renkler dişlerinizi olduğundan daha sarı gösterir.

Daha Fazla Oku
Sema BüyükKırmızı Ruj Kullanma Sanatı
Geceleri-Yüzümüzü-İhmal-Etmeyelim.jpg

Geceleri Yüzümüzü İhmal Etmeyelim!

Her kadın pürüzsüz pırıl pırıl bir cilde sahip olmak ister. Hangimiz, taş gibi olmayı istemeyiz ki? Kandırmayalım kendimizi… Evet, güzel bir cilde sahip olmak zor değil ama biraz meşakkatli diyebiliriz. Nasıl derseniz de bakımlarımızı ihmal ettiğimiz süre boyunca cildimizin güzel ve bakımlı görünmesi mümkün değil. Peki, cildiniz için geceleri ne yapabilirsiniz? Geceleri nasıl bir cilt bakımı yaparak daha sağlıklı ve güzel bir cilde sahip olabilirsiniz? Bugün cilt bakımı köşemizde cildiniz için gece maskeleri hazırladım. Siz de cahilce.com farkı ile hazırlanan cilt bakım maskelerinden yola çıkarak sağlıklı bir cilde kavuşmaya ne dersiniz?

Kişisel bakım konusunda sizlere sık sık öneri ve paylaşımlarda bulunuyoruz. Özellikle saç ve cilt bakımına daha çok ağırlık vermeye çalışıyoruz. Saç ve cilt bakımınızda hem doğal hem de kozmetik ürünlerden yardım almanız mümkün. Özellikle cilt için yeteri kadar para ayıramayanlar evde yapabilecekleri maskeler ile cilt bakımlarını yapabilirler. Ayrıca cilt için size başka bir önerimiz de gece bakımlarınızı asla ihmal etmemeniz. Bundan yola çıkarak bu gün sizler için iki ayrı gece maskesi hazırladım. Bu maskeler sayesinde kırışıklık ve ince çizgilere savaş açabilirsiniz. Hadi gelin maskeleri birlikte uygulayalım ve bize kötü görünen kırışıklıklarımızdan kurtulalım.

Bu Maske ile Aknelere Veda Edeceksiniz

Her evde bulunan iki malzeme ile uygulayacağınız bu maske, sizi hem kırışıklıklarınızdan kurtaracak hem de daha sağlıklı bir cilde kavuşmanızı sağlayacak. Malzemelerimizden ilki ise patates. Öncelikle patatesin cilt için yararını size anlatayım. Patates suyunun iltihap önleyici bir etkisi vardır. Akneler ve sivilcelerden patates suyunun bu özelliği sayesinde kolaylıkla kurtulabilirsiniz. Diğer malzememiz ise içeriğinde yüksek antioksidanlar bulunduran yeşil çay. Daha fazla lafı uzatmadan artık patates ve yeşil çay ile yapılacak olan maskemizin tarifini verelim. 1 yemek kaşığı yeşil çay ve 1 yemek kaşığı patates suyunu bir kap içerisinde karıştırıyorsunuz. Gece cildinizi yıkayarak temizliyor ve daha sonra da bu karışımı cildinize uygulayarak bu şekilde uyuyorsunuz. Cildinizi sabah kalktığınızda her gün temizlediğiniz temizleyici ile arındırarak günlük bakım ve makyaj rutininize devam edebilirsiniz. Hem cildinizde bulunan aknelere hem de akneler nedeni ile oluşan lekelere iyi gelecektir.

Bal Maskesi İle Yumuşacık Bir Cilt

Cildiniz kış aylarında genel olarak kurur. Çünkü soğuk kış günlerinde cildinizi savunmasız bırakırsınız. Ancak yapacağınız bir ballı maske ile cildinize nem kazandırmanız mümkün. Ancak bu maskeyi uygulamadan önce size bir önerimiz var. Çünkü balın yapışkan bir madde olduğunuzu biliyoruz. Lütfen gece yatarken eski bir çarşaf tercih edin. Aksi halde çarşafınızla vedalaşmak zorunda kalabilirsiniz. Bu maske için malzemelerimiz ise E vitamini kapsülü, bal ve avokado. Bal hem nemlendirici, hem yatıştırıcı hem de iyileştirici etkiye sahiptir. Bunun yanı sıra E vitamininin de cilt sorunları ve kırışıklıklarda yadsınamaz bir etkisi bulunmaktadır. Avokado da bal gibi nemlendirici özelliğe sahip bir meyvedir. Eğer cildiniz kuru ise bu maskeyi mutlaka denemenizi öneriyorum. Hemen maskenin tarifine geçelim isterseniz. Organik olmasına dikkat ettiğiniz bir kaşık balı bir kabın içerisine alın. Çeyrek avokado ve 3 tane de E vitamini kapsülünü karışımın içerisine ilave edin. Bu arada malzemelerin içerisine avokadoyu rendeleyerek ekliyoruz. Bu maskeyi ince bir tabaka halinde boyun ve yüzümüze uyguluyoruz. Gece bu şekilde uyuyarak sabah yine cildimizi günlük temizleme rutinimize uyarak temizliyoruz. Burada belirtmem gereken başka bir ayrıntı ise kış aylarında cildiniz kuru olsun olmasın bu maskeyi uygulamakta yarar var. Çünkü soğuklar cilde ciddi anlamda zarar veriyor.

Daha Fazla Oku
Sema BüyükGeceleri Yüzümüzü İhmal Etmeyelim!
Yılın-Her-Günü-Güzel-Olmaya-Ne-Dersiniz.jpg

Yılın Her Günü Güzel Olmaya Ne Dersiniz?

Biz kadınlar için güzellik her zaman önemli? Hatta hayatımızdaki ya da çevremizdeki erkeklere güzel görünmekten çok kendi hemcinslerimize güzel görünmeye daha bir önem veriyoruz desem yersiz olmaz. Güzelliğimizi en ön plana çıkaran ayrıntı ise kuşkusuz makyajımız. Yeni bir sezona girdik, hatta kısa süre sonra yepyeni bir yıla merhaba diyeceğiz. Peki bu sezon gecelerde, partilerde, günlük hayatta hangi makyaj trendleri bekliyor olacak? Özellikle yaz aylarından çıkıp yeni girdiğimiz sonbaharda malum pastel tonlar çok moda. Ama yine de tarz sizin, keyif sizin… İsterseniz bu sonbaharda daha mat renkleri tercih edersiniz, isterseniz de tam aksine cıvıl cıvıl renklerle ruhunuzu yansıtırsınız. Tercih tamamen size kalmış ama ben yine de modayı ve trendleri yakından takip edenler için bugün yeni sezonun ve yeni yılın trendlerini mercek altına almaya karar verdim. Bakalım bu sezonun saç ve makyaj trendleri neler?

Nude Makyaj Yine Trend

Sadelikten yana olanların en çok tercih ettiği trendlerden olan Nude makyaj, hem sonbahar aylarında hem de yeni yılda trend olmaya devam edecek. Belli ki kadınlar artık gösterişten sıkıldı ve sadeliğe daha çok yönelmeye başladı. Özellikle yaz aylarında sahil bölgelerinde çok sık gördüğümüz bu pastel tonlar, daha birkaç sezon daha hayatımızda olacak. Taa ki kadınlarımız yeniden şaşaalı makyajlara geri dönene kadar. Ama bana sorarsanız, benim de favorim sadelikten yana diyebilirim. Belki yaz aylarında havalar sıcak, kırmızı rujlar ve parlak renkler yerine daha sade renkler daha ideal diyebilirsiniz. Ama resimdeki rengin tatlılığına bir bakın, sizce her sezon tercih edilesi bir renk değil mi?

1

Partiler İçin Neon Renkler!

Özellikle yaz gecelerinde gördüğümüz neon renkler, kış ayları ve yeni sezonun parti gecelerinde de vazgeçilmezlerimiz arasında yer alacak. Çılgın genç kızlarımız bu renkleri gece eğlencelerinde çok sık tercih edecek gibi görünüyor. Her ne kadar benim tarzım olmasa da fosforlu yeşil bir far,  yine ön plana çıkan parlak bir ruj ve pembe bir allık ile muhteşem bir görünüm yakalamak mümkün. Bir de güzelliğinizi takma kirpikler ile tamamlamışsanız olay tamamdır. Gecenin yıldızı kesinlikle siz olacaksınız. Lise mezuniyet ya da okula merhaba gibi partiler organize etmeyi düşünüyorsanız, kesinlikle tercihiniz bu renklerden yana olmalı.

2

Etkileyici Gözlerden Asla Vazgeçmem Diyenlere!

Malum artık yaz kış düğün, davet, organizasyon hayatımızdan eksik olmuyor. Gece gezmelerine ara veremeyenlerdenseniz ve oldukça sosyal bir hayatınız varsa, sizin için en uygun makyaj, dumanlı gözler. Yıllardan beri kadınların en çok tercih ettiği makyajlardan olan ve her sezon da moda olmaya devam eden bu makyajı artık yapmak da çok kolay. Özellikle renkli gözlüler, bu makyajla daha da bir göz alıcı görünebiliyor.

3

Saçlar İçin de Önerimiz var!

Hepiniz fark etmişsinizdir, saçlarda geçtiğimiz sezon, grinin yanı sıra pastel renkler de ön plana çıkmaya başladı. Eğer beyaz tenli iseniz size harika bir renk önerim var. Rose quartz rengini bu sezon mutlaka denemelisiniz. Ancak makyajsız dışarıya çıkmayın, aksi halde bu renkle ruh gibi görünmeniz de mümkün. Ben cesaret edermiyim bilmiyorum ama cesur olanlara mutlaka bu saç rengini tavsiye ediyorum. İlerleyen günlerde bu renklerle ilgili daha çok detayı sizlerle paylaşacağım. Hatta pastel renkli saçlar için yapılan saç modellerini de sizlere buradan aktaracağım. Eminim ki bu yazıların ardından bir çok kişinin tercihi bu yönde olacak.

4

Daha Fazla Oku
Sema BüyükYılın Her Günü Güzel Olmaya Ne Dersiniz?
Kış-Aylarında-Cildinize-Nasıl-Bakacaksınız.png

Kış Aylarında Cildinize Nasıl Bakacaksınız?

Cilt bakımı her zaman önemli ama özellikle soğuk kış günlerinde cilt daha da bir tehlike altına giriyor ve ekstra özen gösterilmesi gerekiyor. Bu nedenle de kış aylarında cilt bakımını daha ön planda tutmanız gerekiyor. Peki kış aylarında doğru cilt bakımı için ne yapmak gerekiyor. Cildinizin daha sağlıklı olması için neler yapmanız gerekiyor? İşte size kış aylarında cilt bakım önerileri ve kış maskeleri…

Cildinizi Mutlaka Nemli Tutun

Eliniz, yüzünüz veya vücudunuzun herhangi bir kısmı soğuğa doğrudan maruz kaldığında çok hızlı bir şekilde nem kaybeder. Nem kaybı yanında bir çok sorun getirmektedir. Dudaklarda kavlama ve çatlamalar, ciltte soyulmalar ve döküntüler. Hatta bu problem cildinizi egzama ve sedef gibi cilt rahatsızlıklarına bile daha müsait duruma getirebilir!

Su bazlı nemlendiriciler yerine doğal yağ bazlı nemlendiricileri tercih edin. Çünkü yağ tabakası cildinizi korumakta daha başarılı olacaktır.

Bir çok gece kremi yağ bazlıdır.

Avakado ve badem yağı gibi cildinize iyi gelecek yağlar kullanabilirsiniz. Ancak kullanım sıklığı konusunda çok dikkatli olmalı, mutlaka bir cildiye uzmanına danışarak kullanmalısınız.

Ellerinize nemlendirici krem kullanımını ihmal etmeyin.

Güvendiğiniz bir markanın, koruyucu dudak balmlarından kullanın.

Duş Jeliniz Kışa Hazır Mı?

Duş jelinizi gözden geçirmeniz gerekebilir. Cildi nemlendiren, vitaminli veya doğal yağ ilaveli duş jellerine geçiş yapmak isteyebilirsiniz.

Duş jeli değişiminin yanı sıra, kış aylarında cildinize aşırı baskı uygulamamaya özen göstermelisiniz. Soğuktan gerilmiş derinizi yıpratmanıza neden olabilir. Bu aylarda daha sakin bir banyonun yanı sıra, nemlendirici sabunlar ve jeller ile temizlenmeye başlamanız daha iyi olacaktır.

Aşırı Sıcak Yıkanmaya Kısa Bir Mola

Banyoda çok sıcak suyla yıkanmayı seviyorsanız, kışın bu isteğiniz tavan yapacaktır. Ancak hatırlatmakta fayda var. Belirli bir ısının üzerindeki su teninizdeki lipit (yağ) bariyerini kırarak, cildinizin daha az nemli kalmasına neden olacaktır. Aynı zamanda ciltte iritasyonlara ve tahrişe yol açar. Bu yüzden soğuk kış aylarında aşırı sıcak yıkanma isteğinizi biraz azaltmaya çalışmanız yerinde olacaktır.

Banyo sonrası ise bebek yağları veya doğal yağ bazlı nemlendiricilerle vücudunuzu nemlendirerek renk değişimleri, soyulma ve kavlamaların önüne geçin.

Cildi Yumuşatan ve Besleyen Kış Maskeleri

Avakado Maskesi

Kışın yıpranan ve kuruyan cildiniz için mükemmel bir terapi avakado maskesi ile geliyor. Aynı zamanda yüz içinde kullanılabilir. (alerjiniz varsa uzak durmalısınız)

Malzemeler

1 avakado içi

1 çorba kaşığı Extra virgin zeytinyağı

Hazırlama ve Uygulama

Avakado içini kaşık yardımıyla ezin. Püre halindeki avakadonun üzerine yaklaşık 1 çorba kaşığı kadar virgin zeytinyağını karıştırarak ekleyiniz.

Hazırlanan karışımı yüzünüze uyguladıktan sonra 15-20 dakika bekleyiniz ve bol suyla durulayınız.

Avakado maskesi vitamin, mineral ve anti oksidan desteğiyle cildinizi koruyup yumuşatırken, kışın yıpratıcı etkilerini de yüzünüzden silmeye yardımcı olacak.

Besleyici Yulaf Maskesi

Kışın cildinizi nemlendirmek, hasar görmüş hücrelerinizi onarmak ve beslemek ve yumuşacık bir cilt dokusuna sahip olmak için yulaf maskesi mükemmel bir tercih.

Malzemeler

1 yumurta sarısı

1 çorba kaşığı yulaf ezmesi

1 tatlı kaşığı doğal bal

Hazırlama ve Uygulama

Malzemeleri bir güzel karıştırıp yumurtayı iyice çırpın. Ardından karışımı yüzünüze uygulayıp 20 dakika kadar bekletin. Bu sürede cildiniz bir güzel beslenip yumuşayacak. Ardından ılık suyla iyice durulayın.

Daha Fazla Oku
Sema BüyükKış Aylarında Cildinize Nasıl Bakacaksınız?