Aşk

Sen-Seviyorsun-da-O-da-Seni-Seviyor-mu.jpg

Sen Seviyorsun da O da Seni Seviyor mu?

Aşk güzel bir his. Bir anda midenizde kelebekler uçuşmaya başlar, kalbiniz deli gibi çarpar ve dünya artık sadece ondan ibaret olur. O anda hayatınızın erkeğini ya da kadınını bulduğunuzu düşünürsünüz. Size yanıldığınızı da söyleseler sizin buna ikna olmanız mümkün değildir. Hala ona açılamadıysanız her zaman bir reddedilme ihtimaliniz olduğunu da unutmayın. Ama ben reddedilmeyi kaldıramam diyenlerdenseniz size önerimiz var. Eğer açılmayı düşündüğünüz erkeğin davranışlarından bir şeyler sezinlemek istiyorsanız, şu adımlara biraz dikkat edin. O da sizi seviyor mu sorusunun cevabı yazımın devamında…

Etrafınızda dolaşmazlar:

Erkekler bazen bir kızın peşinde dolanmayı utanç verici bulabilirler. Bu yüzden bazı erkekler ilgilense de tavırları ile ilgilenmiyormuş gibi de görünmeyi seçebilir. Ancak genele baktığımız zaman biri sizinle ilgileniyorsa yakınlarınızda olabilmek için her durumu kollayacaktır, bahaneler üretecektir, yanınızdayken daha bakımlı olmaya çalışacaktır. Eğer bu tip çabalar görmüyorsanız hoşlandığınız kişiden gerçekten sizinle ilgilenmediğinin bir işareti olabilir!

Hayatınızı merak etmezler:

Birinden hoşlanıyorsanız, onunla ilgili her şeyi merak edip, öğrenmeye çalışmaz mısınız? Bu sadece nelerden hoşlandığı gibi konular için değil, neden üzgün olduğu neden mutlu olduğu gibi konuları da merak edersiniz. Eğer sizinle ilgilenmiyorsa öğrenmek istedikleri de sınırlı kalabilir. Burada tabii şu küçük detayı eklememiz gerek. Eğer iki yakın dostsanız veya o sizi iyi bir dost olarak görüyorsa da sizinle ilgili konularla ilgilenecektir ki bu sizden hoşlandığı anlamına gelmeyecektir. Bu yüzden bu maddeyi doğu sorgulamak, doğru cevabı bulamıyorsanız diğer maddelere bakmayı denemelisiniz.

Flört :

Evet o sizinle flört ediyor olabilir… Peki ya herkesle aynı şekilde flört ediyorsa? Bazı kişiler sürekli flörtöz bir tavır içerisindedirler. Bu da etrafındaki kızların/erkeklerin ondan etkilenmesine doğal bir sebeptir. Ancak ne yazık ki sonuç itibariyle istedikleri gerçek bir sevgililik hali değildir. Flört durumunun elektriği, cazip olan. Bu yüzden sizin dışınızda başkalarına da nasıl yaklaştığına bakmalı ve ona göre durumu analiz etmelisiniz.

Hayatınızı merak etmezler:

Birinden hoşlanıyorsanız, onunla ilgili her şeyi merak edip, öğrenmeye çalışmaz mısınız? Bu sadece nelerden hoşlandığı gibi konular için değil, neden üzgün olduğu neden mutlu olduğu gibi konuları da merak edersiniz. Eğer sizinle ilgilenmiyorsa öğrenmek istedikleri de sınırlı kalabilir. Burada tabii şu küçük detayı eklememiz gerek. Eğer iki yakın dostsanız veya o sizi iyi bir dost olarak görüyorsa da sizinle ilgili konularla ilgilenecektir ki bu sizden hoşlandığı anlamına gelmeyecektir. Bu yüzden bu maddeyi doğu sorgulamak, doğru cevabı bulamıyorsanız diğer maddelere bakmayı denemelisiniz.

 

Kendileri hakkında konuşmazlar:

Özellikle erkekler, hayatlarıyla ilgili detayları paylaşmaktan pek hoşlanmazlar. Eğer sizden hoşlanmıyorlarsa veya sizinle ilgilenmiyorlarsa bu konuda daha net bir tavır takınırlar. Eğer sizinle ilgileniyor olsa kendini daha fazla anlatmaya, kendini tanıtmaya çalışacaktır. İlgiliyle birlikte güven de varsa ilişkide tüm açıklarını sizinle paylaşmak isteyecektir. Çünkü sizin yanınızda kendisini iyi ve kendisi gibi hissedecektir.

Uzayan görüşme aralıkları:

Sizlerin de çok iyi bildiğini tahmin ettiğim detaylardan biridir. Eğer biri sizinle ilgileniyorsa sizinle sık sık görüşmek isteyecek bir sonraki görüşme fırsatını kollayıp, bu yönde planlama yapacaktır. Aksi taktirde onu görmek için sürekli çabalayan kişinin siz olduğunu fark edersiniz ki zaten bir süre sonra bu sizin için oldukça yorucu bir çaba olacaktır. Önemli olan kendinizi üzmeden onun sizinle ilgilenip ilgilenmediğini fark edebilmek.

Daha Fazla Oku
Sema BüyükSen Seviyorsun da O da Seni Seviyor mu?
Eski-Sevgiliyi-Yeniden-Tavlama-Sanatı.png

Eski Sevgiliyi Yeniden Tavlama Sanatı

Sevgilinizle ayrıldınız ama bir türlü unutamıyor sunuz? Peki ne yapacaksınız? Onu yeniden kazanmak sizce mümkün mü? Eğer bir geri dönüş payı bırakmışsanız bu olabilir. Ama bütün gemileri yakıp yıktıysanız çok da umutlanmayın derim. Henüz ayrılmamış olanlara ve ayrılmayı düşünenlere önerim ise aylar sonra aşkınızın depreşeceği ihtimalini göz önünde bulundurun. Sonra mal gibi ortada kalmamak için de ayrılırken adama öyle beylik laflar etmeyin. Hani ünlüler ayrılırken açıklamalar yapar ya, “ilişkimiz saygı sevgi içerisinde sona erdi, arkadaş olarak hala görüşüyoruz” falan diye siz de ortamlarda sevgilinizin arkasından car car konuşmak yerine böyle sözler söyleyin ki günü gelip de geri dönmek istediğinizde kapılar suratınıza çarpılmasın.

Tabi birebir kavgalarınız için bunu söylemiyoruz. O sırada rahat davranın. Çünkü adam da size rahat davranacak, kavga bitim ortam yumuşayınca da çok sinirlendim söyledim diyecek. Sizin ondan neyiniz eksik ki, o size söylüyorsa siz de ona söyleyin ama sadece ikiniz varken. Ortamda ağır davranın ki adam arkanızdan ağzını açmaya utansın. Ha bir de akrabalar konusu var. Sakın kavganın ardından araya akrabaları karıştırmak gibi bir hataya düşmeyin.

Mesela bir dönem gündemde olan Bade İşçil ve Malkoç Sualp evliliği vardı. Kızımız ünlü bir starken evlenip barklanmış ve kendisini kocasına adamıştı. Sonra ne mi oldu? Araya şiddet, psikolojik baskı, kavga, gürültü ve daha bir çok şey girdi. Çiftimiz mahkemelik oldu. Ama öyle böyle değil, ne varsa ortalığa saçıldı. Ülkece adamın mal varlığından haberdar olduk. Sonra birden çıktılar ve biz yeniden denemeye karar verdik dediler. Ama dikiş tuttu mu? Hepiniz biliyorsunuz ki tutmadı. Siz siz olun bunu yapmayın. Bakın Nazlı Çelik ve Serdar Bilgili evliliği biterken, hatun büyük bir sinsilik yaptı ve neden ayrılıyorsunuz sorusuna adam eve uğramıyor dedi. Bu ne demek oldu dışarıda fırsat bekleyenlere mesaj göndermek. Yani benden sonra bu adamın hayatına girecekseniz bilin ki adamı göremeyeceksiniz dedi. Siz siz olun Bade İşçil gibi olmayın. Nazlı Çelik gibi adamı hem gönderin hem de açık kapı bırakın.

Ha şimdi siz diyeceksiniz ki bu kadar şeyi bize öğütledin kendin bunu uyguluyor musun? Hayır efendim ben sabırsızım. Ben yakıp yıkıp ondan sonra da gidiyorum. Doğru mu yapıyorum, elbette hayır. Adamın arkasından saydırmalara doyamıyorum desem yeridir. Hatta sakinleşmek için yedi düvel bu ayrılığı duysun istiyorum. Siz benim gibi olmayın. Mutlaka o olgunluğa erişin ki, eski sevgiliyi yeniden tavlamak kolay olsun.

Daha Fazla Oku
Sema BüyükEski Sevgiliyi Yeniden Tavlama Sanatı
Ayrılık-Acısı-Deyip-Geçmeyin.jpg

Ayrılık Acısı Deyip Geçmeyin!

Aşk güzledir, ama karşılıklı olduğu sürece. İki taraf da birbirine aşıksa ortada bir sorun yok da, bir taraf seviyor, diğer tarafta tık yoksa işler biraz kötü. Bu gün de biraz ayrılığa ve ayrılık acısına değinelim dedim. Hangimiz sevmedik, hangimiz ayrılmadık, hangimiz aşk acısı çekmedik… Mutlaka herkesin hayatına damga vuran bir aşk hikayesi olmuştur. Ama ne olursa olsun hayat devam ediyor… Evet biraz zor ama elimizden hayata devam etmekten başka bir şey gelmiyor. Aşk acısını silip atmak, yaşanan her şeyi unutmak elbette mümkün değil. Peki bu acıyı biraz da olsa azaltmanın imkanı var mı? Size geçmişinizi hafızanızdan sildirin gibi saçma sapan şeyler söylemeyeceğim. Ama biraz kendinize zaman vererek bu acının da üstesinden gelebilirsiniz. Gelin ayrılık acısını azaltmanın yollarına hep birlikte bakalım.

Ne yazık ki ayrılıktan sonra yaşanmışlıklara bir sünger çekip önümüze bakmak çok da kolay olmuyor. Hatta araştırmalarla da kanıtlanmıştır ki, ayrılıktan sonra eski ilişkisine takılıp kalanların oranı %64. Bu hiç de azımsanacak bir oran değil. Durum böyle olunca da ayrılığı daha az acılı atlatmanın yollarını aramaya başlıyoruz. Peki nedir bu acının çaresi?

O Bu Hayattaki Tek İnsan Değil

Evet sevdiniz aşık oldunuz ve o kaçınılmaz sonu yaşadınız. Ama unutmayın o bu dünyadaki tek insan değil. Ondan önce düşünmeniz gereken kendinizsiniz. Sonrasında ise yine sıra ona gelmiyor. Aileniz sizin için ondan ön planda olmalı. Size gidin hemen başka birini bulun demiyorum, ama onun da son olmadığını yeni birilerinin karşınıza çıkacağını aklınızdan çıkarmayın.

Sosyal Medyadan Sinsice Takip Etmeyin

Emin olun ki bu kendinize yapacağınız en büyük kötülük. Acaba en son ne paylaşmış, nerede yer bildirimi yapmış diye kendinizi yiyip bitirmeyin. Bırakın ne yapıyorsa yapsın. Özellikle bayanlar bunu çok yapıyor. Unutmayın kızlar, sizin acınız geçince onlarınki başlayacak.

Birlikte Gittiğiniz Mekanlardan Uzak Durun

Anılar her yerde olabilir. Sokakta, evde, parkta, bahçede, deniz kenarında… Ama mutlaka özel zamanlar geçirdiğiniz yerler vardır. Hani o göz göze diz dize oturduğunuz mekanlardan bahsediyorum. Buralardan uzak durun. Ben acı çekmek istiyorum, illa da gideceğim diyorsanız tabi karar sizin.

Size Kendinizi İyi Hissettiren İnsanlarla Görüşün

Herkes acısını farklı yaşar. Kimi yalnız kalmak ister, kimi ise kalabalıklar içerisinde kaybolmak. Ama ayrılığın ardından yapılacak en doğru şey size kendinizi iyi hissettirecek insanlarla görüşmek. Çünkü o insanlar sizin hep mutlu olmanızı ister ve bunun için de ellerinden gelen her şeyi yapar.

Artık Ondan Konuşmayı Bırakın

Sürekli ondan bahsedip durmanın sizi ne kadar yıprattığının hala farkında değil misiniz? Bunu bir an önce bırakmazsanız daha çok üzülecek ve onu kolay kolay unutamayacaksınız. Aile bireylerinize ve arkadaşlarınıza açıkça daha fazla bu konudan bahsetmek istemediğinizi söyleyin. Emin olun onlar da sizin bu kararınıza saygı duyacaklardır.

Huzuru Arayın

Neleri yapmaktan zevk alıyor, nerelere gitmekten hoşlanıyor ve neler yemeyi seviyorsunuz buna karar verin. Unutmayın bu dönemde sağlıklı ve düzenli beslenmeniz gerekiyor. Aksi halde bu iş depresyona kadar gider benden söylemesi. Özellikle dostum dediğiniz kişilerle zaman geçirmeniz size kendinizi çok daha iyi hissettirecektir.

Daha Fazla Oku
Sema BüyükAyrılık Acısı Deyip Geçmeyin!
Aşk-Acısından-Kurtulmak-İçin-Reiki.jpg

Aşk Acısından Kurtulmak İçin Reiki

Reiki eğitmenlerinin kapısını çalanlar çoğunlukla eşlerinden veya sevgililerinden ayrılan çok üzgün kişiler oluyor. Ayrılık, hepimizin yaşamında büyük acıları çağrıştıran bir dönem. Reiki de bu dönemde sakinleşmenizi ve bitmiş enerji toplamanızı sağlıyor.

işte Reiki’nin aşk acısından kurtulmadaki etkileri:

Olumsuz duyguları açığa çıkarır

Reiki’nin en kayda değer özelliklerinden biri, yoğun enerji birikimlerini açığa çıkarması. Buna, birçok insanın ayrılık acısıyla birlikte hissettiği yürek burkan hüzün ve inleme da dahil. Reiki yapanlar, üzüntü ve inleme duygularını vücutta yerleştikleri yerden çıkarıp, ellerinin yardımıyla bu enerjiyi kanalize etmeyi başarabiliyor. Keza bedensel karoser ayrıca de enerjisel karoser üzerinde çalışarak, Reiki yapanlar kan basıncı, hüzün, ağıt ve acı gibi duygulardan kurtulup ihtiyaç duydukları huzuru yakalayabiliyor.

Duygu bağlarını keser

İster aile, ister arkadaşlar ister eşler olsun, kendimiz dıştan başkalarıyla herhangi bir ilişki içinde olduğumuzda, enerjilerimiz de iç içe geçer. Dinamik bedeni, bireysel bölge gibi düşünebilirsiniz. Bir kişi, bir başkasının enerji alanına veya bireysel alanına girdiğinde, bu iki kişinin enerjileri de iç içe geçer. Zamanla bu enerji geçişi, kişiler aralarında bir takım enerji bağlarının oluşmasına neden olur.

Enerji bağlarının kopmasına destek eder

Romantik bir ilişkide iki kişinin birbiriyle ne dek çok zaman geçirdiğini düşünün. İşte ayrılığın en acı veren yanı da bu enerji bağlarının kopmasıyla ortaya çıkar. Bu enerji bağlarının kopması için ayrılığın üzerinden belli bir süre geçmesi gerekir.

Birçok insanın ayrılığın arkasında azıcık vakit istemesinin nedeni de bundan kaynaklanıyor. Bunu, ilişkiler bölümünün “yeniden başlat” düğmesi gibi düşünebilirsiniz. Reiki de işte bu noktada devreye giriyor ve sizin enerji alanınızda yer alan diğer kişinin enerjisini temizliyor, enerji bağlarının kopmasına yardımcı olarak iyileşme sürecini hızlandırıyor.

Zihni ve duyguları sakinleştirir

Enerjisel bedenden üzüntü, ağıt ve acı temizlenirken, yerine aydınlanma nüfuz etmeye başlar çünkü Reiki burada da devreye girerek enerjinin gücünü artırır. öte taraftan, Reiki çalışmaları maddesel bir rahatlama da sağladığı için ayrılık sonrasında yaşanan takıntılı düşüncelerden uzaklaşmayı sağlar. İşte Reiki’nin sağladığı bu ağırbaşlı alan, yalnızca acı batmış duygulardan arınmayı değil, bununla beraber zihnin ayrılık sürecini daha temiz bir şekilde yaşamasına sağlar.

Çakraları dengeler

Bedeninizdeki yedi çakrayı dengeleyerek, homeostazi denilen iç dengeyi her yerde sağlamış olursunuz. Ayrılığın arkasından birçok kişinin çakralarının dengesi bozulur.

Öğrenme artış ve ilerleme sağlar

Reiki yapan çoğu kişide, Reiki sonrası şifalanma denilen yoğun bir duygu durumu yaşanır. Bunun sebebi ise Reiki’nin bedendeki enerji engellerini ortadan kaldırması, bedeni ağır duygulardan arındırması ve ayrıca ilişkiden hem de ayrılıktan ne iyi anlamak gerektiğini daha açık bir şekilde düşünmeye yardımcı olması. Reiki kişiye ölçülü olma ve rahatlık şeklinde nüfuz ettiği için, birçok vakit ayrılık sonrası iyileşmenin en büyük aracı olan “affedici olma”yı da beraberinde getirir.

Hazır olduğunuzda yeni aşkları çeker

Bavulunuzdaki yüklerden kurtulup, o ilişkiden ve ayrılıktan öğrenmeniz gerekenleri aldığınızda, hayatınıza girecek yeni insanları daha temiz duygular ve enerjilerle karşılamaya hazır olursunuz. Bu Vesile Ile hayatınıza daha yeni ve daha dinç bir aşkı kabul edebilirsiniz.

Daha Fazla Oku
Sema BüyükAşk Acısından Kurtulmak İçin Reiki
Aşkın-Kapınızı-Çaldığını-Nasıl-Anlarsınız.jpg

Aşkın Kapınızı Çaldığını Nasıl Anlarsınız?

Aşk öyle her zaman kapımızı çalmaz. Biz birine aşık oluruz ama onun da bize karşı aynı duyguları hissedip hissetmediği her zaman muallakta kalır. Peki karşımızdaki insana olan hislerimizin karşılıklı olup olmadığını nasıl anlarız? İşte bu konuda da yazımızı okuyarak biraz yardım alabilirsiniz.

Erkekler duygularını ifade etme konusunda biraz sıkıntılılar. Nasıl desek, hisleri hakkında bizim kadar rahat konuşamıyorlar. Hislerini dillendiremiyorlar. Biz birisine aşık olduğumuzda ise onu düşünmeden edemiyoruz. Duygularımız, hayatımızın fon müziği tadında. Nereye gitsek aklımızın bir köşesinde, kendiliğinden akıp gitmeye devam ediyorlar. Üstelik biz bu şarkılardan hiç bıkmıyoruz.

Oralarda bir yerlerde, hep çalıyorlardı; dinlemesi de ne güzeldi.

Peki ya erkekler? Keşke onların zihnini bir çırpıda okuyabilsek. Keşke diyoruz; ama o kadar da çaresiz durumda değiliz. Ne hissettiklerini biraz uğraşarak aşağı yukarı anlayabiliriz.

Fakat şöyle bir gerçek de var: Erkekler büyük çoğunlukla zaten hissettiği şeyin tam olarak ne olduğunu kavrayamıyorlar.

Ama umudumuzu kaybedecek miyiz? Hayır. Hala umut var. O sana ne denli hayran olduğunu bir türlü dillendiremese bile, emin ol ki sana bazı sinyaller yolluyordur. Peki bu sinyalleri nasıl anlayabiliriz?

Anlamsız mesajlar atıp duruyor…

Sana ne kadar sıradan mesajlar atıyorsa, o kadar aşka düşmüş demektir. Örneğin sana margarita yudumladığını, ya da sokakta tıpkı seninkine benzer bir kedi gördüğünü yazabilir. Aslında konunun ne kediyle ne de margaritayla hiçbir alakası yok. Onun o an demek istediği, kediye bakınca bile seni hatırladığı… “Keşke yanında olsaydım…Hatta canavar kedin de orada olsaydı. Umurumda bile değil…Sadece sen olsaydın orada, bana yeterdi.”. Tüm söyleyemediği bu işte.

Seni durmadan arıyor…

Bir erkek telefonuna niçin sarılır? Ya işi vardır ya acil bir durum, ya da birilerinin sesini duyası gelmiştir. Eğer çağrı merkezinde çalışmıyorsa, onu ilgilendiren tek şey senin sesin demektir. İşte aşkın gerçek bir kanıtı…

Diğerlerinden gelen mesajlara bakmıyor…

Sen bir mesaj atarsın, hemen ardından ondan bir mesaj gelir. İşler böyle yürüyor değil mi? Mesajlaşmayı bir ihtimal ancak sen kestiğin zaman keser. Peki ya diğer insanlarla mesajlaşmaları? Eğer seninle görüşmeye başladıktan sonra diğer kadınlarla görüşmesini kesiyorsa, aşk tohumları filizlenmeye başlamış demektir.

Senden hayatın her alalında tavsiyeler bekliyor…

“Arkadaşıma doğum gününde nasıl bir hediye alsam; bu gömlek bu pantolonla uydu mu sence?” Aşık olmaya başladığı zaman, sana herhangi bir konuya dair herhangi bir soru yöneltebilir.

“Arkadaşlarım beni darlıyor artık” diye şikayet ediyor…

Hiç kimse onu dostlarından daha iyi tanıyamaz. Öyleyse kulak ver: Eğer son zamanlarda en yakın dostundan darlanmaya başladığını söylüyor ya da benzer konulardan ötürü sızlanıyorsa, elinde harika bir sinyal var demektir. Seninle birlikte olmaya başladıktan sonra hayatında ne değişti, neyin değişmesi lazım diye sorgulamalara dalıyordur

Daha Fazla Oku
Sema BüyükAşkın Kapınızı Çaldığını Nasıl Anlarsınız?
Bunları-Yapın-İlişkiniz-Sağlam-Olsun.jpg

Bunları Yapın, İlişkiniz Sağlam Olsun!

İster uzun süreli ister kısa süreli ilişkiler olsun bir gün bitme durumu ile karşı karşıya kalabilirsiniz. Mesela uzun süreli ilişkiler bir süre sonra monotonlaşır ve bu da ayrılığın en büyük nedenlerinden biridir. Peki ilişkinizin bitmemesini, tam aksine gün geçtikçe daha sağlam olmasını istiyorsanız ne yapmalısınız? İşte Bunları Yapın, İlişkiniz Sağlam Olsun!

İlişkileri ilk günkü heyecanında tutmak oldukça zordur. Çünkü, bir süre birlikte zaman geçirdikten sonra işler monotonlaşmaya başlayabilir. Araya günlük koşuşturmalar da girdiğinde ilk günkü heyecan giderek azalmaya başlar. Peki sizde ilişkinizin ilk günkü gibi gitmesini, o ilk günkü heyecanları tekrardan yaşamak istemez misiniz? İşte bugün sizlerle tekdüze giden ilişkinize heyecanı tekrar geri getirmenin, İlişkiyi sağlamlaştırmanın yollarını paylaşacağım.

1- Daha Çok “Seni Seviyorum”

Uzun süreli bir ilişkinin içerisindeyseniz, bir süre sonra romantizm ikinci plana atılabiliyor. Özellikle çiftler arasında ilgi kaybı çok sık görünen bir durumdur. İşte bu durumu azaltmanız gerekiyor. Birbirinize karşı ilgi ve alakayı artırmak için partneriniz daha çok “Seni Seviyorum” deyin ona küçükte olsa daha sık iltifatlarda bulunun. Sevdiğinizi ifade etmeniz sizi partnerinize daha da yakınlaştıracaktır. Yıllardır birlikte olsanız da sevdiğiniz insana duygularınızı ifade etmekten çekinmeyin.

2- Kaliteli Zaman Geçirin

Partnerinizle daha çok zaman geçirmektense geçirdiğiniz kısa süreleri dahi daha kaliteli değerlendirmeye odaklanın. Bu sadece 1 saat birlikte bir akşam yemeği yemek bile olabilir. Oturup saatlerce, iletişim kurmadan, birlikte televizyon seyretmek elbette partnerinizle ilişkinize heyecan katmaz! Eğer evliyseniz haftada bir akşam bile kaliteli vakit geçirmeniz, ilişkinizi mutlaka daha iyiye götürecektir.

3-Birbirinize Zaman Verin

Bu aslında ilk başta ilginç görünebilir. Ama aslında ilişkilerde partnerinizden bağımsız zaman geçirmek ilişkinize olumlu etkisi olur. Çok fazla abartmamak kaydı ile aranızda tatlı kıskançlıklar çıkabilir ki bunlar da ilişkinize heyecan katabilir. Ayrı geçirilen süreler, birbirinizi özlemeler aslında ilişkinizi güçlendiren şeylerdir. Tabii her şeyi olduğu gibi bunu da abartmamalı, dengelemelisiniz.

4-Tartışmalara Dikkat

Çiftler arasında tartışmalar çok doğaldır. Günümüzde tartışmayan, kavga etmeyen çiftlerin olması neredeyse imkansızdır. Ancak uzun süreli sağlıklı bir ilişki yaşamak istiyorsanız, egolarınızı bazen geri plana atmalısınız. Eğer tartıştığınız konular aslında hiç önemli değilse partnerinize olan sevginizi öne çıkartıp tartışmanın uzamasını önlemelisiniz. Eğer tartışmayı uzatıp alttan almazsanız, bu duygusal anlamda sizi etkileyebilir, bu da ilişkinize olumsuz yansıyabilir.

5-Yatak Odanızı Geliştirin

Uzun süreli ilişkilerde monotonlaşan bir konu da yatak odasıdır. Belirli bir süre sonra heyecan kaybolur ve ilişki sıradanlaşır. Bu da bir süre sonra çiftler arasında sıkıntılara neden olur. İşte, heyecanı kaybetmemek adında kendi sınırlarınız içinde yeni şeyler denemekten çekinmeyin, yenilik her zaman iyidir. Hem size hem de partnerinize heyecan verir ve ilişkiyi sağlamlaştırır.

6-Öğrenmeye Açık Olun

Aslında ilişkilerin anahtarlarından biridir, birbirinizden bir şeyler öğrenmek. Bir süre sonra partneriniz sizin yansımanız olabilir. Özellikle uzun süreli ilişkilerde artık partnerlerin çoğu birbirine benzemeye başlar. Siz karakter olarak daha için içinize kapanık, öğrenmeye kapalı biriyseniz bunu değiştirmenin, partnerinizden sizi daha iyi yapacak bir şeyler öğrenmeye başlamanın, tam zamanı. Partneriniz sizin onu dinlediğini, söylediklerini uyguladığınızı gördüğü zaman size daha da yakınlaşacaktır.

7- Onu Anlayın

İlk başka garip geldi değil mi? Evet ne yazık ki hepimiz ilk iş bu soruyu soruyoruz. Ama partnerimizle daha derin bir iletişim kurmak istiyorsak bu soruyu biraz değiştirmeliyiz. Çünkü hepimizin aldığı cevap sadece “İyi, senin?” oluyor. Tabii bu cevap sıkıcı ve aslında hiçbir şey ifade etmeyen bir cevap. Bu sorun yerine ona günün en güzel anının yada en canını sıkan anı sorun ve onu anlatmasını isteyin. Bu şekilde daha kaliteli bir iletişim kurmuş olursunuz.

Daha Fazla Oku
Sema BüyükBunları Yapın, İlişkiniz Sağlam Olsun!
Dikkat-Bu-6-Alışkanlık-Cildinizi-Mahvediyor.jpg

Dikkat! Bu 6 Alışkanlık Cildinizi Mahvediyor!

Elbette kimsenin özel hayatına müdahale etmek gibi bir niyetimiz yok. Ama ilişkilerde olmazsa olmaz bazı şeyler var. Özellikle ilişkinizin bozulmaması için dikkat etmeniz gereken şeyleri siz değerli okuyucularımız için bir araya getirdik. Peki, hangi alışkanlıklar ilişkinizi mahvediyor? İşte ilişkinizin yolunda gitmesi için dikkat etmeniz gerekenler…

Her Şeyi Arkadaşlarınıza Anlatmayın

En yakın arkadaşlarınızla mutlaka ilişkiniz konusunda değerlendirmelere yapacaksınız. Ama ilişkinizin en ince ayrıntısına kadar arkadaşlarınıza anlatmayın. Evet paylaşmak sizin için mutlaka rahatlatıcı olacaktır ama yerin kulağı olduğunu unutmayın. Erkekler böyle şeylerin duyulmasından hiç hoşlanmaz. Onlar için bazı şeylerin sır kalması gerekir.

Sınır İhlali

Erkek arkadaşınız belki de ileride kocanız olacak. Onu o kadar çok seviyorsunuz ama bu asla size onun hayatına tamamen müdahale etme hakkını vermiyor. Siz de bu durumda kalsanız emin olun ki rahatsız olurdunuz. Bu nedenle erkek arkadaşınıza müdahale ederken bir sınır belirleyin ve onun özel yaşamına mutlaka saygı gösterin.

Yakın Takip

Adamı her dakika arayarak bunaltmayın. Sürekli hesap sormayın. Çünkü adamlar bundan bir süre sonra daralır ve bu gerçekten de ilişkiniz için çok tehlikelidir. Onu daraltırsanız kaybedersiniz. Bunu unutmayın ve ona biraz saygı gösterin. Aynı şey sizin de başınıza gelirse o zaman onların neler istediğini anlarsınız.

Hatalarını Sürekli Yüzüne Vurmak

Kadınlar ve erkekler konusundaki en büyük fark, erkeklerin kadınlar kadar duyarlı olmamasıdır. Fakat size karşı yeterince duyarlı değil diye bu adam sizi sevmiyor anlamına gelmez. Eğer size karşı küçük bir hata yapmışsa her tartışmada bu hatayı onun yüzüne vurmaktan vazgeçin. İkiniz de bu yüzden kısa süre içerisinde zarar göreceksiniz.

Her Hareketinden Olumsuz Bir Anlam Çıkarmak

Kızlar, artık öküz altında buzağı aramayı bırakın. bu hem size hem de sevdiğiniz adama hayatı zindan etmekten başka bir işe yaramaz. Bir önceki maddede de söyledik. Erkekler her şeyi sizin kadar ince düşünemiyor. Onların davranışlarından anlam çıkartmak yerine ya açıkça sorun, ya da mantık çerçevesinde bu adamlara yaklaşın. En akıllıca çözüm konuşmak gibi geldi bana.

Güvensizlik

Belki de ilişkilerin kilit noktası budur. Eğer o ilişkiye ve sevgilinize güven duymuyorsanız o ilişkiden hayır gelmez. Tam aksine artık acı çekmeye başlarsınız. Çünkü her hareketinden şüphelenir, her gittiği yerde hesap sorarsınız. Eğer sevgiliniz ya da sevgili adayınızın şüphe uyandıran hareketleri varsa şarlamadan önce onu iyice gözlemleyin. Baktınız sorun devam ediyor, işin aslı astarı neymiş öğrenmek için adamı karşınıza alın bir konuşun. Yalanlar ve şüpheli hareketler hala devam ediyorsa tünelin sonunda ışık gözükmüyor demektir.

Daha Fazla Oku
Sema BüyükDikkat! Bu 6 Alışkanlık Cildinizi Mahvediyor!